Huzur, belki de sakin bir tatil beldesinin dinginliğinde, denizle rüzgarın sessizce fısıldaştığı o özel anlarda gizlidir.

İşte bu huzuru bulmak için 11 Eylül sabahı, kısa bir kaçamak yaparak Arsuz’un yolunu tuttum. Arsuz Öğretmenevi’nde konakladım; gecelik konaklama ücreti öğretmenler için 1000 liraydı. Ancak konforu ve hizmetiyle, 5 yıldızlı bir otelden geri kalır yanı yoktu.

İlk akşamı, sahil boyunca yaptığım uzun bir yürüyüşle geçirdim. Ertesi sabah, kahvaltının ardından nehir kenarına, tekne turu için gittim. Tekne, sakin nehir sularından başlayıp Akdeniz’in sonsuz maviliklerine doğru süzüldü. Denizde bir süre ilerledikten sonra kaptandan tekneyi durdurmasını ve müziği kapatmasını rica ettim. O anda sadece dalgaların kıyıya usulca vurduğu o huzur dolu sesler ve uzaktan, denizde oynayan mutlu çocukların kahkahaları yankılanıyordu. Sanki dünya bir anlığına susmuştu, geriye sadece doğanın saf sesi kalmıştı. Bu sessizlik, tüm karmaşadan uzak ve paha biçilemezdi.

Gün boyu havuzda ve denizde yüzerek dimlenmemi sürdürdüm. Akşam ise, denizden gelen hafif serin rüzgarın dokunduğu bir kafede oturarak günü huzurla noktaladım.

Ertesi sabah erkenden uyandım ve sahilde yürüyüşe çıktım. Bir şezlonga uzanarak dalgaların hafifçe kıyıya vurduğu o sakin sesleri dinledim. Sonra, deniz kenarındaki bir salıncağa oturupdalgaların ayağıma dokunduğu o huzurlu anların tadını çıkardım.

Huzur” belki de dalgaların kıyıya nazikçe vurduğu o an gibidir; ne çok gürültü, ne de çok sessizlik… Tam ortasında, insan ruhunu dinlendiren bir dengede saklıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top
Skip to content