Bulgaristanda katılım sağladığım Green Inclusion projesine ait izlenimlerim

Merhaba,

Sofya yolculuğum pazartesi günü saat 01.30’da Havaş’la Çukurova Havalimanı’na gitmemle başladı.
Uçağım saat 05.45’teydi. Saat 07.30’da İstanbul’a ulaştım.
Sofya’ya gidecek uçağım 11.30’da olduğu için vaktimi havalimanı önünde çay içerek geçirdim.
Saat 13.00’te Sofya’ya vardım.

Valizimi aldıktan sonra projeden bir arkadaşım ve bizi proje alanına götürecek kişiyle buluştum.
Keyifli bir yolculuğun ardından projenin yapılacağı köye ulaştık.

Burası şehir gürültüsünden uzak, doğal bir alan.
Sadece kuş ve köpek sesleri duyulabiliyor.

Konakladığımız yer, bahçesi çimlerle kaplı, şirin ve iki katlı bir eğitim evi.
Her iki katta 2, 3 ve 4 kişilik odalar ile birer mutfak bulunuyor.
Ayrıca bahçeden girilen bir eğitim salonu da var.

Eve gelir gelmez Hırvatistan’dan gelen arkadaşlarla tanıştım.
Sonrasında yorgun olduğum için biraz dinlendim.

Akşam yemeğini köydeki bir restoranda yedik.
Yemek sonrası arkadaşlarla vakit geçirerek günü tamamladım.

Birinci Gün:

Güne kuş sesleri eşliğinde kahve içerek başladım.
Daha sonra tüm ekiple birlikte kahvaltı yaptık.

Saat 10.00’da açık alanda enerjilendirici aktivitelerle güne başladık.
Ardından eğitim salonuna geçtik. Burada iki oturum düzenlendi.

İlk oturumda birbirimizi tanıdık, etkinlik kurallarını belirledik ve projeye dair beklentilerimizi paylaştık.
İkinci oturumda ise projeye katılan üç ülkeden (Bulgaristan, Hırvatistan ve Türkiye) gelen dernekler olarak kurumlarımızı tanıttık.
Bu oturumda Doğaya Dönüş Derneği ile gerçekleştirdiğimiz “Limitleri Kaldır” kampını ve engellilikle ilgili sıkça sorulan konuları içeren kısa bir sunum yaptım.

Öğleden sonraki oturumda yaklaşık iki buçuk saat süren bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdik.
Ormanlık alanda sessizce yürüyerek, bu alanı nasıl daha erişilebilir ve işlevsel hale getirebileceğimizi düşündük.
Örneğin, yönlendirme işaretleri ya da haritalar gibi öneriler ortaya çıktı.

Son oturumda gruplara ayrılarak, ormanda kullanılabilecek işaretlerin tasarımlarına başladık.
Dairesel tahtalar üzerine çeşitli semboller ve resimler çizip boyadık.

Akşam yemeği Bulgaristan ekibi tarafından hazırlandı.
Yemek sonrası Bulgaristan Kültür Gecesi gerçekleştirildi.

Öncelikle Bulgaristan hakkında sunumlar yapıldı.
Ardından ülke hakkındaki bilgilerimizi ölçen eğlenceli bir Kahoot oyunu oynadık.
Gecede katılımcılara,Bulgaristana ait sembollerin yer aldığı hediye paketleri dağıtıldı.
Etkinlik, geleneksel müzikler ve danslarla devam etti.

Birinci günü bu şekilde tamamladık.
İkinci gün:
Bu gün sabah oturumunda üç gruba ayrıldık.
Bir grup orman için işaretler, 2. Grup kuş evleri,
Üçüncü grup ise orman kütüphanesi yaptı.
Ben orman kütüphanesi yapan grupta yer alıyordum.
İlk iki oturum ürünlerin yapım süreçleriyle devam etti.
Öğle yemeğinden sonraki üçüncü oturumda ise eksikler tamamlandı.
Son oturumda orman alanına gittik ve yaptığımız ürünleri ağaçlara yerleştirdik.
Akşam yemeğinin ardından günü konser etkinliğiyle noktaladık.
Üçüncü gün:
Dün Ormana yaptığımız işaret ve ürünleriyerleştirdikten sonra üçüncü günü planlamıştık.
Bugün sabah erkenden uyanıp kahvaltımızı yapacak, çantamızı hazırlayacak ve Skakavitsa bölgesine gidecektik.
Sabah 07:50de uyandım ve kahvaltımı yapıp sırt çantamı hazırladım.
Çantama yağmurluk, üç sandviç ve sonrasında tren istasyonundan iki su satın alarak yerleştirdim.

Kahvaltıdan sonra saat dokuzda araçlarla tren istasyonuna hareket ettik.
Yaklaşık 20 dakika yolculıktan sonra istasyona ulaştık.
09:43 de gelen trenle 1 saat yolculıktan sonra Skakavitsaya ulaştık.
Burada ilk olarak yarım saat raya paralel olarak yürüdük.
Yürüyüşümüze uzaktan nehir eşlik etti.
En ilginç nokta ise tren tarafından kullanılan tüneli yürüyerek geçmemizdi.
Toplamda bir buçuk saatlik yürüyüşle etkinliklerimizi yapacağımız alana ulaştık.
Burası düz ve nehir kıyısında bir alandı.
Burada gruplara ayrıldık ve kamp ateşi yakmaya çalıştık.
Öncesinde bizlere magnezyum çubukları dağıtıldı.
Benim içim farklı bir deneyimdi. Sonrasında yaklaşık otuz dakika daha tırmanarak şelaleye ulaştık.
Şelaleyi üç farklı açıdan ziyaret ettik.
Bu noktada proje benim içim farklı bir anlam kazandı.
Oldukça uzun bir patikayı yürümek ve zirveye ulaşmak unutulmaz deneyimlerim arasında yer aldı.
Sonrasında tekrar etkimlik yaptığımız nehir kenarındaki alana geri döndük ve sosislerimizi kendimiz pişirdik.
Bu süreçte ateşe sosisi kendim koydum ve pişmesini bekledim.
İlginç bir detay olarak sosisleri buradan bulduğumuz ağaç çubuklara dizmiş olmamızdı.
Saat 15:30’da geri dönüş yoluna geçtik.
Ekip oldukça yorulmuştu.
Akşamı dinlenerek geçirdik.
Dördüncü gün kil atölyesi.
Bugün yine erken uyandık.
Kahvaltının ardından yarım saatlik yolculukla kil atölyesine geldik.
Burası bir sosyal girişim.
Sahibi beş yıldır burada yaşıyormuş ve killeri buradan elde ediyormuş.
Kilden yapılmış ürünlerin satıldığı küçük bir dükkanları da var.
İlk olarak bir saatlik yürüyüşle etrafı keşfettik.
Ardından stüdyoya geçtik.
Burada bize ilk olarak kilden ürün yapımı hakkında bilgilendirme yapıldı.
Bu üretimler için 3d yazıcıların kullanıldığı belirtildi.
Sonrasında masalara geçtik ve bize killer dağıtıldı.
Kilden kaseler yapacaktık.
Bu deneyim benim için oldukça kapsayıcıydı.
Öncelikle kili yoğurdum.
Ardından yuvarlak hale getirdim ve ortasında çukur bir bölüm açıp kasemi şekillendirdim.
Sonrasında arkadaşımın desteğiyle iç bölümünü maviye, kenarını beyaza ve alt bölümünü yeşile boyadık.
Geriye iki aşama kaldı.
Ürünü kurutmak ve fırınlamak.
Yaptığımız ürünleri sosyal girişime bağışlayacağız.
Öğle yemeğinin ardından saat 16:00’da gerçekleştirilen oturumu Yeni Bulgar üniversitesi mimarlık öğrencileriyle ortak olarak gerçekleştirdik.
Bu derste ekolojik yapı malzemeleri ve yapıya sağladığı avantajları öğrendik.
Ders sırasında tüm bu malzemelere dokunma şansı elde ettim.
Bugün Türk kültür gecesi olduğu için yemeği biz hazırladık.
Menüde karnıyarık, kısır ve sütlaç vardı.
Ardından kültür gecesi için eğitim salonunda toplandık.

İlk olarak ülkemiz hakkında bir sunum gerçekleştirdik.
Sonrasında kahoot oynadık.
Ardından katılımcılara pişmaniye ve lokum ikram ettik.
Geceyi dağmat halayı ve erik dalıyla tamamladık.
Beşinci gün gönüllülük aktiviteleri.
Bugün yağmurlu bir havayla güne başladık.
Kahvaltının ardından ekip kaldığımız köyde yer alan eski bir okulun ekolojik bir alana dönüştürülmesi için yapılan çalışmalara katıldı.
Ben ise günü yan flüt çalışarak ve bu hafta yoğunluktan dolayı katılamadığım müzik dersine katılarak geçirdim.
Akşam mangal etkinliği gerçekleşti ve son olarak günü konserle noktaladık. Altıncı Gün:
Permakültüre Giriş

Bugün yine yağmurlu ve soğuk bir güne uyandık.
Kahvaltının ardından eğitim salonunda toplandık ve çınar tohumu topları yaptık. Bunun için sebze kompostu içeren killer kullandık.
Önce kil hamurunu top şekline getirdik ve içine çınar tohumlarını yerleştirdik.
Dış yüzeyine ise çiçek tohumları koyduk.
Çiçek tohumlarını eklemekteki amacımız, çınar ağaçlarının etrafında çiçeklerin de yetişmesini sağlamaktı.

İkinci oturumda, tohumları atacağımız alana karar verdik.
Dün çalışma yaptığımız okulu bu amaçla seçtik.
Sonrasındabahçede yer seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken temel ilkeler bizimle paylaşıldı.
Bu bilgiler doğrultusunda, öğle yemeğinden önce okul bahçesini ziyaret ederek uygun alanı belirlemeye çalıştık.

Yemekten sonra, üçüncü oturumda tohumları atacağımız alanın çizimini yaptık.

Son oturumda ise bize verilen kelimelerle bir şarkı besteledik ve “motivasyonumuzu nasıl güçlü tutabiliriz?” sorusu etrafında önerilerin paylaşıldığı bir sunumu izledik.
Akşam yemeğini Hırvatistan ekibi hazırladı.
Bize mangal yaptılar.
Günü Hırvatistan kültür gecesine katılarak noktaladık.
Yedinci Gün: Baikalsko Köyü Ziyareti
Güne, düne kıyasla biraz daha ılıman ve bulutlu bir havayla başladık.
Kahvaltının ardından eğitim salonunda toplandık.
Burada gruplara ayrıldık; ülkelerimizdeki eğitim sistemlerinde yaşanan problemleri belirledik ve bu sorunlara yönelik çözümler ürettik.
Daha sonra hazırladığımız bu problem ve çözüm önerilerini diğer katılımcılara sunduk.
Sunumların ardından Baikalsko köyüne doğru yola çıktık.

Köyde yemeğimizi yedikten sonra, çocuklar için oluşturulan oyun alanının çitlerinin tasarımına yardımcı olduk.

Süreç şu şekilde ilerliyordu:
İlk olarak, çizim yapacağımız yuvarlak tahtalar çitlere monte ediliyordu. Ardından bu dairesel tahtalara çeşitli şekiller çizip boyuyorduk.
Ben de arkadaşımla birlikte bir gül resmi çizip boyadım.
Öncelikle arka planı beyaza boyadık. Daha sonra kenarları yeşil, gülün kendisini ise kırmızıya boyadık.
Ardından köyde yer alan kiliseyi ziyaret ettim.
Kilise 1888 yılında yapılmış.
Gittiğimizde yenileniyordu.
Köyde yer alan orada tanıştığımız arkadaşımız bana kilisenin içerisindeki semboller ve masaları dokunarak gösterdi.
Kiliseden oyun alanına dönmemizin ardından fotoğraf çekimiyle günü noktaladık.
Sekizinci Gün: Baikalsko Köyü Ziyaretimizin Devamı
Bugün güne daha ılıman bir havayla başladık.
Saat on ikide yola çıkarak tekrar Baikalsko köyüne ulaştık.
Günün etkinliği, gölden çıkarılan toprak hakkında verilen bilgilerle başladı.
Gölün koruma altında olduğunu, kasım aylarında buradan kil çıkarıldığını ve bu kilin tıbbi ve tarımsal amaçlarla kullanıldığını öğrendik.

Yemekten sonra, dün gerçekleştirdiğimiz boyama etkinliğine devam ettik ve ardından çiçek dikimi yaptık.
Dikim öncesinde, saksı olarak kullanmak üzere bazı lastikleri hazırladık. Lastiklerin etrafına çeşitli şekiller çizip boyadık.
Ben de arkadaşımla birlikte daireler çizdim ve bunları açık mavi renge boyadık.
İşlerin tamamlanmasının ardından.
Kaldığımız köye geri dönerek günü noktaladık.
Dokuzuncu gün
Güne kahvaltının ardından eğitim salonunda toplanarak yılbaşı için süsler yaparak başladık.
Burada yer alan bir sosyal girişimin kurucusu bizimleydi.
Kendisi 24 yıl sosyal hizmet uzmanı olarak çalışmış engelli olmasının ardından engellilerin el işleri yaparak para kazandığı bir girişim kurmuş.
Biz de ürünler yaparak sosyal girişime bağışladık.
Ben de bu kapsamda arkadaşımla birlikte bir mumluk yaptık.
Üzerine yosun, gül yaprakları, at ve ev yerleştirdim.
Öğleden sonra ormana gittik ve pazar günü yaptığımız tohum toplarını fırlattık.
Sonrasında göl kenarında 30 görevin tamamlanmasını hedefleyen bir oyun oynadık.
Günü akşam gerçekleştirdiğimiz karaoke gecesi ile noktaladık.
Onuncu gün kapanış
Kahvaltının ardından eğitim salonunda toplandık.
Ve bugüne ait hislerimizi paylaştık.
Sonrasında dört gruba ayrıldık ve projedeki yaptığımız faliyetleri yansıttığımız maksimum iki dakikalık videolar çektik.
Öğleden sonra gerçekleştirdiğimiz oturumda bu videoları izledik ve vedalaşarak proje oturumlarını sonlandırdık.
Günü mangal ve veda partisiyle noktaladık.
“Bu projeden yeni arkadaşlıklarla ve yepyeni deneyimlerle döndüm.”

Scroll to Top
Skip to content